6331 sayılı Kanun, işyerinde birkaç evrak üretmek için çıkarılmış bir metin değildir. İşverene; riski önceden görme, çalışanı uygun işe yerleştirme, eğitim ve sağlık gözetimini planlama, kayıt tutma ve gerektiğinde işi durduracak kadar ciddi bir tehlikeyi yönetme yükümlülüğü yükler. Bu yüzden kanunu “OSGB sözleşmesi yaptık, konu kapandı” seviyesinde okumak yanıltıcıdır.
Kanun neyi düzenler, kimleri kapsar?
Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut şartların iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir. Kural olarak kamu ve özel sektördeki tüm işyerlerine, işverenlere, işveren vekillerine, çırak ve stajyerler dahil çalışanlara uygulanır. İstisnalar vardır; ancak küçük ölçekli olmak tek başına kapsam dışında kalmak anlamına gelmez.
İşveren açısından kanunun omurgası nedir?
İşverenin temel yükümlülüğü, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamaktır. Bunun içinde risklerin önlenmesi, organizasyonun kurulması, araç ve gereçlerin sağlanması, tedbirlerin izlenmesi, risk değerlendirmesi yapılması, çalışanın işe uygunluğunun gözetilmesi ve özel tehlike bulunan alanlara kontrolsüz girişin engellenmesi yer alır. En önemli noktalardan biri de şudur: dışarıdan uzman, hekim veya OSGB hizmeti alınması, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Hangi başlıklar her işverenin radarında olmalı?
Kanun pratikte birkaç ana blokta çalışır: risk değerlendirmesi, acil durum planı ve tahliye, sağlık gözetimi, çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitimi, iş kazası ve meslek hastalığı kayıt-bildirim süreçleri, çalışan katılımı ve gerekli olduğunda İSG kurulu kurulması. Elli ve daha fazla çalışanı bulunan ve altı aydan fazla süren sürekli işlerde kurul oluşturulması zorunludur. İş kazalarının üç iş günü içinde bildirilmesi, sağlık gözetiminin risk ve tehlike sınıfına göre yürütülmesi ve gerekli kayıtların tutulması da çekirdek yükümlülükler arasındadır.
Küçük işletmeler için en çok karıştırılan nokta
En çok karıştırılan başlık, 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri ile ilgilidir. Güncel düzenleme ve ÇSGB açıklamasına göre bu işyerlerinde, gerekli eğitimler tamamlanırsa işveren veya işveren vekili işe giriş ve periyodik muayeneler ile tetkikler hariç İSG hizmetlerinin bir kısmını kendisi yürütebilir. Ancak bu alan “tamamen profesyonelsiz ilerlenebilir” anlamına gelmez. ÇSGB’nin güncel SSS metni, 31/12/2024 sonrasında bu işyerleri için de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğünün yürürlüğe girdiğini açıkça söylüyor.
Sağlık gözetimi neden ayrı bir başlık olarak düşünülmeli?
Sağlık gözetimi, “rapor alındı mı?” kutusunu işaretlemekten ibaret değildir. Kanun; işe girişte, iş değişikliğinde, belirli işe dönüş hallerinde ve işin devamı süresince düzenli aralıklarla sağlık muayenesi yapılmasını zorunlu kılar. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak kişiler, yapacakları işe uygun olduklarını gösteren sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Ayrıca sağlık gözetiminin maliyeti işverence karşılanır; çalışana yansıtılamaz.
Çalışan hakları neden işveren için de önemlidir?
6331 sadece işverene görev yüklemez; çalışana da koruma sağlar. Ciddi ve yakın tehlike halinde çalışan, gerekli tedbirler alınana kadar çalışmaktan kaçınabilir; önlenemez tehlike durumunda tehlikeli alanı terk edebilir. Bu hakların varlığı, işveren açısından prosedürlerin yazılı ve çalışır olmasını zorunlu kılar. Çünkü sorun çıktığında bakılacak şey niyet değil, kayıt ve uygulamadır.
En sık yapılan hatalar
En yaygın hata, kanunu yalnızca OSGB sözleşmesine indirgemektir. İkinci hata, risk değerlendirmesini tek seferlik belge sanmaktır. Üçüncü hata, küçük işletme istisnasını yanlış okuyup sağlık gözetimi ve profesyonel görevlendirme boyutunu görmezden gelmektir. Dördüncü hata da para cezası meselesini sabit rakam gibi düşünmektir; idari para cezaları madde 26’da düzenlenir, güncel tutarlar ise ÇSGB tarafından ayrıca yayımlanır.
6331 sayılı Kanun’un kısa özeti şudur: işverenin görevi yalnızca kaza olduktan sonra işlem yapmak değil, kaza olmadan önce sistemi kurmaktır. Risk değerlendirmesi, eğitim, sağlık gözetimi, acil durum hazırlığı, kayıt ve koordinasyon birlikte çalışmıyorsa kağıt üzerinde uyum varmış gibi görünse de pratikte açık oluşur. Bu sayfayı kullanmanın en doğru yolu, şirketinizde bugün şu beş başlığı kontrol etmektir: risk değerlendirmesi, hekim/uzman organizasyonu, sağlık gözetimi, eğitim kayıtları ve acil durum hazırlığı.
Sıkça Sorulan Sorular
6331 sayılı Kanun tüm işyerlerini kapsar mı?
Kural olarak kamu ve özel sektör işyerlerini, işverenleri, işveren vekillerini ve çalışanları kapsar. Kanunda bazı istisnalar vardır; ancak küçük ölçekli olmak tek başına kapsam dışında kalmak anlamına gelmez.
OSGB’den hizmet almak işverenin sorumluluğunu kaldırır mı?
Hayır. Kanun açık biçimde, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını söyler.
50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde işveren her şeyi kendisi yapabilir mi?
Hayır. Güncel düzenleme, eğitim şartıyla bazı İSG hizmetlerinin işveren veya işveren vekilince yürütülebileceğini kabul eder; ancak işe giriş ve periyodik muayeneler ile tetkikler bunun dışındadır.
İSG kurulu ne zaman zorunlu olur?
Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde kurul oluşturulması gerekir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde koordinasyon kuralları ayrıca uygulanır.
Çalışan tehlike halinde işi bırakabilir mi?
Evet. Ciddi ve yakın tehlike halinde çalışan gerekli tedbirler alınana kadar çalışmaktan kaçınabilir; önlenemez tehlike varsa tehlikeli alanı terk edebilir. Bu dönemde kanundan ve sözleşmeden doğan hakları korunur.
6331 kapsamındaki idari para cezaları sabit midir?
Hayır. Ceza türleri kanunda düzenlenir; güncel tutarlar ise yıllara göre ÇSGB tarafından ayrıca yayımlanır. Bu yüzden eski blog yazılarındaki rakamlara güvenmek doğru değildir.
