Fiziksel Risk Etmenleri

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Fiziksel Risk Etmenleri

Fiziksel Risk Etmenleri

Çalışanların sağlığını-güvenliğini ve işyeri güvenliğini etkileyen fiziksel etkilere fiziksel risk etmenleri denir. Termal konfor şartları çalışan kişilerin sağlığını önemli ölçüde etkiler ve çalışılan alanda ki nem, gürültü, aydınlatma, sıcaklık, basınç, titreşim vb. fiziksel özellikler çalışan kişilerin sağlığını önemli ölçüde etkiler. Fiziksel çevre etkileri bakımından tüm işler-sektörlerbirbirinden farklı ve belli oranlarda aynıdır.

İstanbul EYS OSGB olarak çözüm ortaklığı sunduğumuz işyeri ve çalışanlarına “Fiziksel Risk Etmenlerinin İnsan Üzerindeki Etkileri Ve Riskleri” konusunda eğitimler düzenliyoruz.

Fiziksel Risk Etmenleri
Fiziksel Risk Etmenleri, kişileri doğrudan fiziksel olarak etkileyen tehlike kaynaklarıdır.

Fiziksel Risk Etmenleri Çeşitleri

  • Gürültü,
  • Titreşim,
  • Aydınlatma,
  • Termal Konfor şartları,
  • Radyasyon,
  • Basınç

Fiziksel Risk Etmenleri ile mücadelenin başında hangi fiziksel risk faktörüne ne kadar maruz kalıyoruz sorusunun cevaplanması gerekir? İşyerinde yapılacak ortam ölçümleri sonucu hangi Fiziksel Risk Faktörüne hangi düzeyde maruz kalındığını belirlemek mümkün.  Ortam ölçümleri kapsamında işyerlerinde ki termal konfor şartları (sıcaklık, nem, havalandırma vb.), toz miktarı ve toza maruziyet miktarı, gürültü seviyesi ve kişilerin gürültü maruziyeti, basınç değerleri, aydınlatma yeterlilikleri, titreşim maruziyeti ve titreşime maruz kalınan süre belirlenebilmektedir.

İstanbul EYS OSGB olarak çözüm ortaklığı sunduğumuz işyerlerine “Ortam Ölçümlerinin Organizasyonu” hususunda doğru ölçüm ve uygun fiyatlandırma ile çözüm sunuyoruz.

İşyerinde yapılacak ortam ölçümleri sonucu hangi Fiziksel Risk Faktörüne hangi düzeyde maruz kalındığı belirlendikten sonra ilk olarak yapılması gereken Risklerin Değerlendirilmesidir. Risk Değerlendirme işlemlerini tamamladıktan sonra risk ve tehlikeleri kaynağında yok etmek ya da risk ve tehlike kaynağını ortadan kaldırmak adına mühendislik çalışmaları yapılması gerekir. Kaynağında yok edilemeyen riskler için ikame vb. süreçler denenmelidir. Yapılan iyileştirme ve düzenlemeler yeterli sonucu vermez ise Kişisel Koruyucu Donanım tercih edilmelidir. Kişisel Koruyucu Donanımlar risklere maruziyetin önlenmesindeki en son seçenektir.

İşyerlerinde iş kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açabilecek Fiziksel Risk Etmenlerinin belirlenmesi ve buna bağlı olarak Risk ve Tehlikelerin belirlenerek proaktif çözümler sunulması işyerinde meydana gelebilecek birçok iş kazasının ve meslek hastalığının ortaya çıkmasını engeller. Bu bakımdan Fiziksel Risk Etmenlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi çok önemlidir.

                                            ERGONOMİ NEDİR                         İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ                     İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Gürültü

Fiziksel risk etmenlerinden olan “Gürültü” geçici ve kalıcı işitme kayıplarına yol açabilir. İşyeri çalışanlarına işe girişlerinde ve işe devam ettiği süreçte periyodik olarak odyo (Gürültü) testleri yapılmalıdır.

İstanbul EYS OSGB olarak çözüm ortaklığı sunduğumuz işyeri ve çalışanlarına “Gürültünün İnsan Üzerindeki Etkileri Ve Riskleri” konusunda eğitimler düzenliyoruz.

Gürültü faktörünü istenmeyen ve rahatsız edici ses olarak tanımlarız. Çalışanların sağlığını ve güvenliğini etkileyen gürültü ise akustik sarsıntıya, işitme duyusunda geçici-kalıcı hasara ve çalışanları diğer tehlikelere itebilen bir etkendir.

İş yerlerinde sürekli olarak çalışan makineler, karıştırma siloları, kimyasal karıştırma tankları, filtreler, seperatörler, dokuma tezgâhları, testere dişli makineler vb. gibi gürültü kaynakları devamlı olarak ya da ani şekilde gürültü yapabilmektedir. Gürültü günümüzün en önemli çevre ve endüstriyel sorunlarından biridir. Endüstriyel üretim ve imalat aşamalarında kullanılan makineler imalat aşamasında gürültü faktörü düşünülmeden üretildiği zaman yüksek sesle çalıştı için endüstriyel tesislerdeki gürültünün başlıca kaynağıdır.  Gürültü seviyesinin 80 desibeli geçtiği yerlerde çalışanlar için kulaklıklar hazır bulundurulmalı ve 85 desibel noktasına geldiğinde ve geçtiğinde çalışanlar çalıştıkları süre boyunca kulaklık kullanmaları bilgilendirilmelidir.

“İstanbul EYS OSGB olarak işyerleri ortamında ki gürültü seviyesinin ölçümünü ve dozimetreler ile kişiler üzerinde ki etkisini ölçebiliyoruz. “

Yurdumuzda üretim ve imalat endüstrisinde ise en sık rastlanan meslek hastalığı gürültüye bağlı olarak ortaya çıkan kalıcı-geçici işitme kaybıdır. Gürültü endüstriyel açıdan önemli sağlık riski oluşturan bir konudur. Bununla birlikte genel halk sağlığı açısından da önemli bir sağlık konusudur. İşyerlerinde kullanılan kulak koruyucular sesin şiddetine, toplam maruziyet süresine, gürültünün frekansına ve gürültünün tipine bağlı olarak seçilmelidir.

Gürültünün sonucunda olan işitme kaybının tedavisi bugün tıbben yoktur. Fakat gürültüye maruziyet azaltılırsa işitme kaybının ilerlemesi durdurulabilir. Gürültünün büyük oranda kişiden kişiye farklılık göstermeyen en önemli etkisi, işitme üzerine olan etkisidir. Gürültü için şunu diyebiliriz. Sesin niteliğinin bozulması, frekansları farklı birçok ses dalgasının üst üste gelmesi gibi.

Gürültünün insan üzerindeki etkileri:

Gürültünün işitme duyusu üzerindeki meydana getirdiği etkileri üç farklı şekilde tanımlayabiliriz.

1-Akustik Sarsıntı (Sarsıntı): Çok yüksek olan ses düzeyine ani maruziyet sonucunda oluşan bir etkidir.Gürültünün psikolojik etkilerinin basında ise; sinir bozukluğu, korku, rahatsızlık, tedirginlik, yorgunluk ve zihinsel etkilerde yavaşlama gelir. Ani olarak yükselen gürültü düzeyi insanlarda korku oluşturabilmekte ve buna bağlı olarak iş kazaları meydana gelebilmektedir.

2-Geçici İşitme Kaybı: Gürültülü ortamı terk eden bir kişinin işitme duyusunda geçici bir azalma ve çınlama görülebilir. İşitme kaybındaki azalma kişinin maruz kaldığı gürültünün frekans aralığına, ses basınç düzeyine, maruz kalınan süreye ve gürültünün tipine göre değişiklik gösterir. Geçici işitme kayıpları, uzun bir süre gürültüye maruz kalındıktan sonra ortaya çıkan ve belli bir süre dinlendikten sonra iyileşebilen işitme kayıplarıdır.

3-Kalıcı İşitme Kaybı: 85 desibel üzerinde gürültüye maruz kalan kişilerde görülen işitme kayıplarıdır. Kalıcı işitme kayıpları geçici işitme kayıplarında da olduğu gibi sesin şiddetine, toplam maruziyet süresine, gürültünün frekansına ve gürültünün tipine bağlı olarak değişiklik gösterir. Kalıcı işitme kayıplarının tedavisi yoktur, fakat gürültüye maruziyet azaltılırsa ilerlemesi durdurulabilir.

Titreşim

Titreşim mekanik bir sistemdeki salınım olaylarını-hareketlerini tanımlayan bir terimdir. Bir başka şekilde ifade edecek olursak potansiyel enerjinin kinetik enerjiye, kinetik enerjinin de potansiyel enerjiye dönüşmesi olayına ‘mekanik titreşim’ diyoruz. Çalışanların işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre gerektirmesi halinde ve yönetmelikte belirtilen maruziyet eylem değerlerini aşan mekanik titreşime maruziyetin olduğu her durumda sağlık gözetimine tabi tutulmaları gerekir.

Titreşim fiziksel risk faktörü olarak değerlendirildiği için Titreşim Maruziyeti bulunan çalışanların “Titreşimin İnsan Vücudu Üzerindeki Etkileri Ve Riskleri” konusunda bilgilendirilmesi ve eğitilmesi gereklidir.

İstanbul EYS OSGB olarak çözüm ortaklığı sunduğumuz işyeri ve çalışanlarına “Titreşimin İnsan Vücudu Üzerindeki Etkileri Ve Riskleri”konusunda eğitimler düzenliyoruz.

Mekanik titreşime maruz kalan çalışanların veya temsilcilerinin, işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçları ve özellikle de aşağıdaki konularda bilgilendirilmelerini ve eğitilmeleri gereklidir.

  1. a) Mekanik titreşimden kaynaklanabilecek riskleri önlemek veya en aza indirmek amacıyla alınan önlemler,
  2. b) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri,
  3. c) Mekanik titreşimden kaynaklanabilecek risklerin değerlendirilmesi ve ölçüm sonuçları ile kullanılan iş ekipmanlarından kaynaklanabilecek yaralanmalar,

ç) Mekanik titreşime bağlı yaralanma belirtilerinin niçin ve nasıl tespit edileceği ve bildirileceği,

  1. d) İlgili mevzuata göre, çalışanların hangi şartlarda sağlık gözetimine tabi tutulacağı,
  2. e) Mekanik titreşime maruziyeti en aza indirecek güvenli çalışma uygulamaları.

 

Mekanik Titreşime maruziyet sınır değerleri“Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik” ile belirlenmiş ve maruziyet eylem değerleri aşağıda verilmiştir:

  1. a) El-kol titreşimi için;

1) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet sınır değeri: 5 m/s2.

2) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet eylem değeri: 2,5 m/s2.

  1. b) Bütün vücut titreşimi için;

1) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet sınır değeri: 1,15 m/s2.

2) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet eylem değeri: 0,5 m/s2.

 

Aydınlatma

Aydınlatmanın en önemli işlevi işin iyi görülebilmesidir. Çalışanların sağlığının korunması için gerekli uygun fiziksel koşulların en başında ‘aydınlatma’ gelir. İş yerlerinde uygun aydınlatma kullanıldığı zaman çalışan kişilerin göz sağlığı korunur, birikimli kas ve iskelet sistemi travmaları ve birçok iş kazası önlenmiş olur. Bu nedenle, iş yerlerinde özellikle sanayi kuruluşlarında yapılan işin ve işlemin gerektirdiği uygun aydınlatmalar sağlanmalıdır.

Termal Konfor

İş yerlerinde genellikle çalışanların büyük çoğunluğunun sıcaklık, nem, hava akımı gibi iklim şartları açısından bedensel ve zihinsel olarak faaliyetlerini sürdürürken belli bir rahatlık içinde bulunmalarını ifade eder.

Kapalı bir ortam içerisinde termal konfor rahatlığının hemen farkına varılmaz, ancak bir süre geçtikten sonra hissedilmeye başlanır.

Radyasyon

Dalga ya da parçacık şeklinde yayılan enerjidir.

Basınç

Birim alana yapılan kuvvete basınç denir.

İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda basınç; Normal hava basıncının daha fazla ya da daha az olduğu iş yerlerindeki basınçtır.

EYS OSGB BUSİNESS