İş Güvenliği Nedir

İş Güvenliği Kavramı

İş Güvenliği kavram olarak; Yapılan herhangi bir işin getireceği olumsuz sonuçları engellemeye yönelik yapılan uygulamalardır diyebiliriz. Diğer bir tanım ise; işi yapanın, iş yapılan yerin ve iş yapılan ürününün zarar görmemesi adına yapılan işlemlerdir. Daha bilimsel açıklaması ise işletmelerin çalışma ortamlarının güvenli olması için yapılan çalışmaların bütünü iş güvenliği nedir sorusunun en temel cevabıdır. 

Ancak, günümüz çalışma hayatınında iş güvenliğinin tüm yönleri ele alınarak konuyu dahada açmak gerekir. Yazımızda, iş güvenliğinin dünyada ve ülkemizde tarihsel gelişimi, günümüzdeki durumu ve uygulamaları hakkında bilgi vermeye çalışacağız. 

Dünya'da İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tarihsel Gelişimi

İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili ilk çalışmalar milattan öncesine dayanmaktadır. Yerleşik hayata geçen insanoğlu, yaptıkları işlerin bazılarının diğerlerine oranla daha tehlikeli olduğunu görmüştür. Zamanla gelişen aile ve toplum yapısı, çalışma hayatının bazı düzenlerini birlikte getirdi.

Sanayi Devrimi Öncesinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Tarım, insanoğlunun yerleşik hayata geçiren ilk üretim devrimidir. Tarım hayatının başlaması ile birlikte insanlar bir arada yaşamaya başlamış ve gelişim süreci başlamıştır. Ancak gelişim sürecindeki yoğun çalışma şartları ile sağlık sorunları ortaya çıkmaya başlamıştır.

İnsanların çalıştıkları işlerde yaşadıkları sağlık problemlerine yönelik olarak karşılaştıkları sorunları işaret eden ilk kişi M.Ö. 2600’lü yıllar içerisinde yaşamış Antik Mısır’da mimar ve mühendis olarak çalışmasının yanında hekim de yapmış olan İmhotep olmuştur. Mısır piramitlerinin yapımı esnasında meydana gelen kazalarda çok sayıda kişinin ölmesi ve çalışanlarda sıklıkla bel sorunlarının görüldüğüne yönelik tespitlerde bulunan İmhotep bu konular üzerinde çalışmalar yapmıştır.

M.Ö. 2000’li yıllarda Babil döneminde tarihin bilinen ilk yasalarından olan Hammurabi Kanunlarında yer alan düzenlemelerle iş sağlığı ve güvenliğinin temellerinin atıldığı ve işi yaptıranın işin kötü sonuçlarından sorumlu kılındığı ilk hükümler hayata geçirilmiştir. Hammurabi Kanunlarında yer alan bazı düzenlemeler şunlardır;

* Yapılan evin yıkılması durumunda bina sahibinin hayatını kaybetmesi karşılığında, binayı inşa eden kişi ölüm cezasına çarptırılır.
* Yapılan evin yıkılması durumunda bina sahibinin oğlunun hayatını kaybetmesi karşılığında, binayı inşa eden kişinin oğlu ölüm cezasına çarptırılır.
* Yapılan evin yıkılması durumunda bina sahibinin kölesinin hayatını kaybetmesi karşılığında, binayı inşa eden kişi aynı vasfa sahip bir köleyi bina sahibine vermekle mükelleftir.
*Bina sahibinin mallarının hasara uğraması karşılığında, binayı inşa eden kişi yeniden inşaat sürecinde bulunmakla birlikte bina sahibinin tüm zararlarını karşılamakla mükelleftir.

Çalışanların sağlıkları ile yaptıkları işler arasındaki ilişkiyi ilk kez Heredot tarafından anlaşıldığı bilinmekte. Heredot yaptığı çalışmalardan birinde, çalışanların iş verimleri ile yüksek enerjili besin tüketmeleri arasındaki ilişkiden bahseder. 

Modern tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat, yaptığı bazı araştırmalarda yapılan iş ile çalışanın sağlığı hakkında araştırmalarda bulunmuştur. Hipokrat, tarihte ilk defa kurşun madenlerinde kurşun zehirlenmelerinden bahsetmiştir. Nicander ise Hipokratın çalışmalarını geliştirerek, sadece sağlık ve güvenlik sorunlarının belirlenmesi değil aynı zamanda önleyici tedbirler hakkında söylemler ortaya atmıştır.

Plini ise tozlu maden ortamlarında çalışanların başlarına maske gibi kullanılmak üzere torba kullanmaları gerektiğini ifade etmiştir.

Antik Roma Döneminde İş Sağlığı ve Güvenliği

Roma döneminin Plini ile birlikte önemli düşünürlerinden biri olan Yunan hekim Dioscorides Pedanius, Roma ordusu adına tıbbı araştırmalarda bulunmuş ve en önemli eseri olan “İlaç Bilgisi Üzerine” (Peri Hyles latrikes) adlı kitabında ilaçları sınıflandırmış ve zararlı maddeleri bitkisel, hayvansal ve mineral kaynaklı olarak üç başlık altında değerlendirmiştir. 

Yine bu dönemin ünlü düşünürlerinden Juvenal ise; çalışanların ayaklarında oluşan varis oluşumuna ve demircilerde görülen göz hastalıklarına yönelik olarak tespitlerde bulunmuştur. Bu döneme ait eski çağlardaki çalışmaların benzerleri; gelişen teknik dönüşüm süreci, Rönesans ve Reform dönemleriyle birlikte modern tıbbın sağladığı imkanlarla daha da geliştirilmiştir.